Sağlık Kuruluşlarında Fark Alınması Meselesi

Bilindiği gibi, özel sağlık kuruluşlarında yapılan işlemlere ek olarak, kuruluşuna bağlı olarak %30 ile %90 arasında hastalardan fark alınmaktadır.

Bu farklar konusunda, SGK’ ya onbinlerce şikayet yapıldığı belirtilmektedir.

Özel Sağlık Kuruluşları, Fark Almadan Ayakta Duramazlar

Özel sağlık kuruluşları, SGK’ dan aldıkları işlem bedeline ek olarak, hastalardan fark almadan ayakta duramazlar. Üstelik %30-%90 arasında fark alarak da ayakta duramazlar. Çünkü onların, kendi ekonomik dengelerini kurabilmeleri için, en az %120-%160 arasında fark almaları gerekmektedir.

Zaten almaktadırlar da. Bunu SGK da bilmekte, ancak gördüğümüz kadarıyla çok fazla üzerine gitmemektedir. Eğer üzerlerine gitse ve zorlasa, sağlık kuruluşlarından iflas etmeyecek olan neredeyse yoktur.

Sağlık sistemi, maalesef yanlış kararlar, zorlamalar ve Sayın Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın bu konuda da yanlışta ısrar eden inatçı ve ekonomik gerçeklerden uzak öngörüsüz tutumu nedeniyle illegal bir yola itilmiştir. Özel sağlık kuruluşları, bu farklar konusunda yaygın olarak yasa dışı yürüyen bir sistemi benimsemek ve uygulamak zorunda kalmaktadırlar.

Bu durumda, yürümeyeceği ve uygulanmayacağı apaçık olan bir yasayı neden zorla çıkarıyorsunuz?

Sağlık Bakanlığı Hastaneleri Ne Kadar Fark Alıyorlar?

Bu soru size garip geliyor değil mi? Ama bir gerçeğin ifadesidir.

Sağlık Bakanlığı hastaneleri de bir fark ücreti alıyorlar. Ama hastadan değil, genel bütçeden alıyorlar. Tabii ki, bunlar da dolaylı olarak yine halkın sırtından çıkıyor.

Fark olayına temel oluşturan ücret SGK ödemeleridir. Sağlık Bakanlığı, SGK’dan global bütçe adıyla 13.9 milyar TL alıyor (2012). 17.5 milyar TL’yi de genel bütçeden alıyor. Aldığı fark, bu durumda %125 civarındadır.

İğneyi Kendine, Çuvaldızı Başkasına

Sayın Sağlık Bakanı, kendi bakanlığı böylesine bir farkı kullanırken, özel kuruluşlara %20 farkı bile çok görmüş ve uzun süre direnmişti. Şu anda, tıp merkezleri hala %30’dan fazla fark alamazlar, tabii ki yasal olarak. Özel hastaneler de %90’ı geçemezler.

Ama yaşamak için geçmek zorundalar ve geçiyorlar da.

Nerede kaldı yasalar? Nerede kaldı adalet? Nerede kaldı tutarlılık?

O zaman, ekonomik temeli olmayan yasa yapmayın. Yasanın ciddiyeti kalmıyor. Toplum, yasalarla değil, yasadışılığa sürükleniyor. Bunu da elinizle sizler yaratıyorsunuz.

Sayın sağlık bakanı, etrafa kulak veren, öneri ve eleştirileri dinleyen bir yapıda olsaydı, bu çarpıklıklar ortaya çıkmazdı. Maalesef, her tarafa kulak tıkıyor ve kendi yanlışlarında demir gibi inat ediyor.

Zararı sadece kendisine olsa neyse. Birçok insana ve ülkeye oluyor.

Çözüm Nasıl Olmalıdır?

Öncelikle sağlık alanına demokrasi ve adalet gelmesi gerekir. Anlamsız kısıtlamalara, ranta yönelik kötü niyetli yönetmeliklere ve adaletsiz, yanlı uygulamalara son verilmelidir. Uygulamalarda hem hekimin, hem kuruluşların, hem de hastaların seçim ve tercihlerine saygı gösterilmelidir.

Hastalardan fark almayacak hastaneler belirlenmelidir. Bunlar öncelikle devlet hastaneleri ve kamu sağlığı poliklinikleridir. İsteyen tüm vatandaşlar bu kuruluşlardan fark ücreti ödemeden yararlanmalıdırlar.

Eğer kendileri isterlerse, özel kuruluşlar da fark almadan hizmet sunabilirler. Ancak bu durum maliyetler nedeniyle kolay değildir, neredeyse olanaksızdır.

Tüm diğer özel kuruluşlar, isterlerse fark ücreti alabilmelidirler. Zaten maliyetlerini dengelemek için bunu yapmak zorundadırlar. Çünkü devlet hastaneleri gibi, personel ücretini maliyeden almıyorlar. Kira ücretleri var. Vergiden muaf değiller vb.

Özel kuruluşların alacağı fark sınırı ise serbest bırakılmalıdır. Bu kuruluşları tercih eden vatandaşlar, tercihlerinde özgür bırakılmalıdır. Kuruluşlar da, kalitede yarışmalıdırlar. Kalite denetlenmelidir, fiyat değil.

Böylelikle de, şu andaki yürüyen illegal ve çarpık işleyişe son verilmiş olur.

Kamu kuruluşlarından da farklı ve ayrıcalıklı işler yapan üniversite ve EAH’e belirli işlemlerde fark alabilme hakkı getirilebilir.

Bu kadar basit ve akılcı bir düzenleme yapmak için ille de Sağlık Bakanı mı olmak gerekir?

Ya da işleri olabildiğince çarpık ya da içinden çıkılmaz hale getirmek için, “özel” bir Sağlık Bakanı mı olmak gerekir?

Dr. Paşa Göktaş

telefax:0(216) 348 26 12                                       
mail: tiplab@tiplab.org

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s